søndag 18. oktober 2020

Korona krizi dünyanın farklı ülkelerinde hem aynı, hem değişik sorunsallar arzetmeye devam ediyor...

Korona İsrail Avrupa
İsrail korona nedeniyle yeniden tamamen kapatılmış durumda. Ancak ülkedeki ultra-ortodoks Yahudiler, korona önlemlerine ciddiye almıyor, İsrail’de olsun, Amerika’da olsun dua etmek üzere ya da cenazelerde bir araya gelmemeyi reddediyorlar... Avrupa’da da ikinci korona dalgası yaşanmasına rağmen, gençler, İngiltere de dahil pek çok ülkede kurallara uymuyor... Norveç, şu an Avrupa’da “korona baskısı”nın en az olduğu ülke, ama Oslo hala tehlikeli bir görüntü  sunmaya devam ediyor...

Koronayla ilgili bunun gibi güncel konularla bu akşam, 18 Ekim, Norveç saatiyle saat 22, Türkiye saatiyle 23’de yine Radio inter fm 105.8 de beraberiz. Radyoyu internet üzerinden, http://interfm.no/nettradio/nettradio/ adresinden dinleyebilirsiniz.

Programdan sonra konuşmanın metnini aşağıda bulabilirsiniz.

(En oppsummering på siste ukens hendelser knyttet til korona, helse- og økonomikrisen i Norge og i Oslo - på mitt morsmål, tyrkisk.)



Avrupa yine epideminin merkezi

Bugün sohbetimize Avrupa’daki durumla başlayalım. Avrupa’daki ikinci korona dalgası brütal ve korkutucu. Avrupa’yı karanlık bir kış bekliyor. İlk kez tek bir günde 100.000 vaka kaydedildi. Avrupa yine dünyanın epidemi krizinin merkezi haline geldi. Şu an hastalık son derece brütal ve trajik bir şekilde yayılıyor: çocuklar ve gençlerden onların anne ve babalarına geçerek! 


Brüksel’deki üniversite hastanesinin acil bölümünde görevli profesor Elizabeth de Waele, bunu “yeni aile dramı” şeklinde tanımlıyor. “Çocuklar ve gençler bizi telefonla arayıp ailelerini anne babalarını kaybetmekten endişe duyduklarını söylüyor,” diyor profesör. Ayrıca bulaşıcılığın tüm yaş gruplarında görüldüğünü, 20 yaşlarındaki pekçok gencin de acil bakımda bakım gördüğünü söylüyor. Üstelik bu gençlerin daha başka, altta yatan kronik rahatsızlıkları da yok.


Avrupa’da korona yayılmaya devam ediyor ve ölüm sayılarında artış var. Avrupa’da da ikinci korona dalgası yaşanmasına rağmen, gençler, İngiltere de dahil pek çok ülkede ne yazık ki kurallara uymuyor.


Avrupa’nın pek çok yerinde durum aynı. Hatta bazı ülkeler kırmızıdan siyaha geçti. Çarşamba günü Fransa’da milli sağlık krizi ilan edildi ve Paris’te ve altı başka Fransız kentinde sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Avrupa Bulaşıcı Hastalıklarla Mücadele Kurumu’na (ECDC) güre, şu ülkeler en kötü durumda: Çekoslovakya, İngiltere, Belçika, Hollanda, Fransa ve İspanya.


Fransa’da Paris’te her yer, akşam dokuzdan sabah altıya kadar kapanıyor. Dışarı çıkmak yasak. Brüksel’de barlar, publar ve eğlence yerleri kapalı. Sadece masada oturularak yemek yenilen restoranlar açık. Almanya’da 100 polis görevlisinde korona görülünce. 1127 polis karantinaya alındı. İsveç’te bir günde sekiz kişi hayatını kaybetti. İsveç’te hayatını kaybedenlerin sayısı 5918’e yükseldi. Tüm bunlar olurken, Avrupa Birliği’nin krizi koordine edemeyişine ve iyi bir şekilde yönetemeyişine dair eleştiriler yükseldiğini de ekleyelim.


İsrail’de ülke tam anlamıyla yeniden kapatıldı. Ancak Aftenposten’ın haberine göre ülkedeki ultra Ortodoks Yahudiler, korona önlemlerini ciddiye almıyorlar. İsrail’de olsun, Amerika’da olsun dua etmek üzere ya da cenazelerde bir araya gelmemeyi reddediyorlar.


Bu arada Trump artık korona olmadığını söylüyor. Virüse karşı bağışıklık kazandığını da iddia ediyor. Kendisine desteğin azaldığı söylenmesine rağmen, seçim mücadelesine devam ediyor.



Artık bize has bir korona virüsü ailemiz var: “B 1.5.24 Norwegian” 

Norveç’te korona virüsünün 35 değişik çeşidi tespit edildi. Virüsün artık yeni bir Norveç kolu oluştu. Bunun adı da “Norwegian“ kondu. Bu yeni “Norveçli“ virus ailesinin adını, Eylül ayında, uluslararası bir bilim adamları kurulu, “B 1.5.24 Norwegian“ koydu. Şu ana kadar bilim adamları 310 değişik kol tanımladı. Bundan sonra da daha çok dal oluşacağı kesin.


Sagdalen Okulu, Norveç’in en büyük korona vakasıyla karşılaşınca, Lillestrøm‘deki belediye doktoru, diğer belediyelerin hiç yapmadığı bir şeyi yaparak yapılan testlerin, alınan örneklerin çoğunu, Halk Sağlığı Enstitüsü‘nün (FHI) laboratuvarına gönderdi. Bu da Lillestrøm’ün, Amerika’dan bir virüs ithal ettiğini gösterdi. Alınan örnekler, virüsün nasıl yayıldığını anlamaya yaradı. Lillestrøm’den beri bu virüs ailesi, Norveç’te başka bir yerde görülmedi. Norveç’te tespit edilen 35 virus ailesinden 13’ü, son 30 gündür dünyanın hiçbir yerinde tekrar görülmedi. Bunu da Aftenposten’ın uluslararası veri tabanlarından edindiği bilgiye dayanarak söyleyebiliyoruz. Bu da, bu 13 virüs soyunun tükendiği anlamına geliyor. Öte yandan bu virüs testlerinin yeterince detaylı analiz edilmemesinden de ileri geliyor olabilir.


Norveç’te görülen virüs kollarının en yaygını, 1.1 ailesi. Norveç’te test edilmiş olan korona organizmalarının %43’ü bu gruba dahil. Bu grup ilk kez Çin’de tespit edildi; oradan da İtalya’ya ve dünyanın diğer yerlerine yayıldı. Bu virüs ailesi ilk kez 21 Şubat‘ta tespit edildi. O günden bugüne 92 ülkede 48.782 pozitif korona testi nde görüldü. Güney Norveç’teki otobüs gezisine katılan 40 emekli arasında tespit edilen virüs ise, 1.1.160 grubuna dahil. Bu da şu ana kadar beş kıtada en az 22 ülkede tespit edildi. Bu örneklerle değişik virüs çeşitlerinin daha bulaşıcı olup olmadığı, neye bağlı olarak daha bulaşıcı olduğu araştırılıyor Halk Sağlık Enstitüsü tarafından.



Oslo

Osloda durum geçen haftaya göre aynı sayılabilir, belki biraz daha az vaka oldu. Ancak olumlu olan şeyler de var. Bunlardan biri, geçen hafta koronaya yakalanan 374 kişiden sadece ikisinin 80 yaş üzerinde olması. Yani yaşlıların korunması iyi gidiyor. Oslo’da korona vakalarının %36’sına 20 ila 29 yaş arasındaki kişilerde rastlanıyor.


Yine geçtiğimiz hafta bir önceki haftaya göre, nereden korona kaptığını bilmeyenlerin yüzdesi %33’ten %23’e düştü Bu da olumlu bır gelişme. Önceki haftadaki artışta sonbahar tatilinin rolü olmuş olabileceği düşünülüyor.. Perşembe günü Oslo’daki hastanelerde korona tedavisi gören 11 kişi vardı. Geçtiğimiz bir hafta içinde test olanların %3,2’sinde korona görüldü. Bu da Norveç’in genelinden daha yüksek olsa da, pandeminin başladığı dönemlere göre çok daha düşük.


Oslo’da dün 39 kişide yeni vaka görüldü. Bu da bir önceki güne göre dört kişi daha az. Son 14 gün içinde Oslo’da 684 yeni vaka kaydedildi. 


Osloda yerel hükümet perşembe günü toplandı. Oslo’da alınan önlemlerde bir artış yapılmayacak, ama azalma da olmayacak. Yani Oslo’da geçen haftayla aynı kurallar geçerli. Kurallar şunlar:


  • Toplu taşıma araçlarında, 1 metrenin korunamayacağı durumlarda maske takmak

  • özel toplantılarda 10 kişiden fazla olamamak. Bu hem ev içi, kapalı mekanlar için, hem de açık havadaki mekanlar için geçerli.

  • Içki satışına gece 12’de son vermek

  • Içerde düzenlenen aranjmanlarda ve herkesin sabit oturma yeri olmadığı durumlarda en çok 50 kişi olmak

  • Içki satan yerlerde, gelen müşterileri kaydetmek üzere bir sistem olması


Oslo’da kurallar haftaya yeniden gözden geçirilecek. Biz Oslo belediye yönetimi olarak, halkın bu önlemlerle daha oldukça uzun bir süre yaşamaya alışması gerektiğini düşünüyoruz. Pazartesi ve Salı günü günde yeni vaka sayısı 38 idi. Bu da 700.000 kişilik bir şehir için çok değil belki ama, bu sayının daha da aşağıya gitmesi için çok çalışmalıyız.


10 kişi sınırlaması, yaş günleri için de geçerli. İster içerde ister dışarda olsun, on kişiden çok kişi bir araya gelemiyor. Örneğin bir büyük servis yapıyorsa, dokuz çocuk bir araya gelebiliyor. Onların arasında da, ister içerde ister dışarda olsun, ister yaş günü masasının etrafında, isterse oyun oynarken aralarında1 metre bulunması gerekiyor. Haloween’de de çocukların kapı kapı dolaşması önerılmiyor ne yazık ki. 10 çocuktan çok çocuğun bir araya gelememesi tabii ki Haloween için de geçerli.


Eski kütüphane Deichmanske’de 14 Ekim’de düzenlenen ve 170 kişinin katıldığı defilede bir kişide korona görülünce herkese SMS gönderilmiş.



Norveç genelinde durum

14.10 tarihli habere göre, Norveç şu anda Avrupa’daki en düşük “baskı” (smittetrykk) altında olan ülke. Son 14 günde, her 100.000 kişide 34,3 kişide korona görüldü. Norveç’ten sonra en iyi ülke durumunda Kıbrıs geliyor. Yardımcı Sağlık Direktörü, İç Hastalıkları Uzmanı ve herkesin çok sevdiği Espen Rostrup Nakstad’a göre, bu hepimiz için bir motivasyon kaynağı olmalı. 😊


Ancak yine de tüm Norveç’te yeni vakalar olmuyor değil. Örneğin Finnmark’taki Hammerfest Hastanesi’nde 12 çalışanda korona görülünce 120 kişi karantinaya alındı.


Yarın Tromsö’ye gelmesi beklenen bir gemideki 14 kişilik mürettebatın 12’sinde korona belirtileri varmış. Belediye hazırlıklarına başlamış durumda.



Aşı ve ilaç konusundaki son haberler

Bu hafta hükümet, korona aşısının, çıktığında parasız olacağını açıkladı. Hükümet aynı zamanda belediyelerin ve hastanelerin korona ile ilgili giderlerini de karşılayacak. Ne yazık ki aşıya karşı olanlar var. Böyle olduğu sürece bizim için en büyük tehlikeyi de bu grup oluşturuyor çünkü hastalığı durdurabilmek için nüfusun %85-95’inin aşı olması lazım. Buna «sürü bağışıklıkı” deniyor. Bu konuya destek olmak üzere Facebook, korona aşısı karşıtı reklamları göstermemeye karar verdi. 


Norveç’te aşının 2021 yılı başında hazır olması umuluyor. Hükümet, aşı satın alımı ve aşılama giderleri için önümüzdeki senenin bütçesinde 3,77 milyar kron ayırdı.


Biz SV Olarak, Meclis’te, devlet ait bir ilaç firması kurulmasını önerdik. Bu şekilde devlet en önemli ilaçların her zaman Norveç’te var olabilmesini sağlayabilecek bunların arasında da antibiyotik geliyor. Öneri yakında Meclis’te oylanacak.






Kaynakça: 

Aftenposten, 13-18 Ekim

VG, 17-18 Ekim





lørdag 17. oktober 2020

Digital sosialisme


IT fører ikke til mer fritid eller saktere tempo på arbeidsplassen under kapitalismen. Men IT kan bidra til et sosialistisk og grønt samfunn. Hvordan? Hva er digital sosialisme?


Like muligheter til erverving av kunnskap. Tilgang til informasjon og kunnskap er noen av de viktigste premissene for å lykkes i dagens kapitalistiske samfunn. Internett med utallige søkemuligheter gjennom innholdsrike nettsteder, visuell kunnskap f.eks. via YouTube, online leksikon som Wikipedia, digitale ordbok, ulike bildebibliotek og så videre, gir nettopp tilgang til utrolig mye informasjon og kunnskap til hvert enkelt menneske.  Særlig unge er ikke lenger avhengige av foreldrenes kunnskap eller bokhyller. Internett muliggjør klasseløs tilgang til kunnskap og bidrar i så måte til sosial utjevning - forutsatt at folk har grunnleggende IT kunnskap og tilgang til en PC eller mobil enhet.   


Folkeopplysning. Folk kan enkelt opplyses om sine rettigheter og muligheter ved hjelp av gode og informative nettsider. Det er ulike teorier på hvordan man best mulig kan strukturere en internettside på - slik at folk ved minst mulig navigasjon og kompleksitet, kan ta tak i relevant informasjon raskest. Her er det utrolig viktig at man tar hensyn til ulike grupper i befolkningen. Det er utrolig viktig at strukturen i nettsider testes og brukervennligheten verifiseres av unge, gamle, mindre utdannede, svaksynte, dyslektikere, folk med dårlige språkkunnskaper og mer. Godt tilrettelagt og tilpassede internettsider kan sikre tilgang til relevant informasjon og opplysning om demokratiske rettigheter og muligheter.


Demokratisk deltagelse. Sosialisme forutsetter direkte deltakelse fra folk i styringen av samfunnet. Stat og kommune kan legge opp direkte deltagelse ved å invitere folk til «mene noe» om nye bestemmelser eller lovforslag. Høringsutkast fra regjeringer og byråd går gjerne til det organiserte samfunn og det er selvsagt helt nødvendig med demokratisk deltakelse fra organisasjonene. Men det er utrolig enkelt å involvere de uorganiserte også til beslutningstaking ved hjelp av IT. En Interaktiv Internettside der folk kan sende inn sine synspunkter ved hjelp av et elektronisk skjema og et godt databasesystem i den andre enden som kan lagre folkets innspill på en strukturert måte slik at gjenfinning og oppsummering av innkomne innspill blir lett, er som regel det eneste som skal til.


Effektivitet hos de folkevalgte. IT bidrar til demokratiet også ved å muliggjøre folkevalgte sine muligheter til å samle, analysere informasjon og tilbakemeldinger fra folk. Fokuset på effektivisering er ytterst viktig for politikere med begrenset tid til å fordøye og dra meningsfulle konklusjoner fra så mange velgeres tilbakemeldinger som mulig. Derfor bør innskanning og lagring av innsendte tilbakemeldinger bør skje ved hjelp av programvare som kan gjøre disse søkbare for politikeren og ikke i usøkbart bildeformat.


Folkelig organisering. Sosiale medier er gull verdt for informasjonsspredning og adhoc organisering når det trengs. Det er mulig å samle tusenvis av mennesker til demonstrasjon med å opprette en enkel event side i Facebook. Den demokratiske retten som er å protestere mot det man ikke er enig om, muliggjøres meget enkelt med «lik» og «del» og bevegelsene vokser fort og eksponensielt,


Fallgruver må også nevnes. For det første, er Internett full av ikke-kvalitetssikret informasjon og til tider løgn og drittkasting. Dette vil heller skape kunnskapsløshet hos folk enn oppbygning og opplysning. For det andre, et dårlig utviklet interaktivitet, for eksempel vanskelige skjemaer med dårlig brukergrensesnitt, innhold og/eller navigasjon, kan øke terskelen til å bruke IT og henvende seg til myndigheter via IT. Slik IT vil være mot sin hensikt og heller hindre folk i å vite sine rettigheter og muligheter. Digitalisering som ikke har mål som er å være til folket beste, kan heller skape økte forskjeller i erverving av kunnskap og skape avmaktsfølelse hos folk.


For det tredje, kan nettsider som ikke har hatt brukerinvolvering under utviklingen, slå helt feil og bidra heller til ineffektivitet hos folk! Mange bedrifter sliter også med utstrakt bruk av Office produkter, særlig Excel-regneark til å samle informasjon - noe som gjør at data som regel ikke blir lagret på en strukturert måte for enkelt gjenfinning. I stedet, bruker folk timer i å søke i sine mailbokser eller bedriftens intranett for å finne informasjon de trenger.  


Sosialistiske «IT-briller». Dette er ulemper og mangler som lett kan fikses om man bruker «sosialistiske IT briller» når man lager IT løsninger. Noen av elementene som slike briller kan sikre, vil være:


  • Skaff folk grunnleggende IT kunnskap, billig eller gratis utstyr og nett

  • Et virkelig ønske om å gi folk tilgang til sine rettigheter og muligheter i de løsningene man lager

  • Bruke ressurser til å gjøre løsningene tilpasset til ulike brukergrupper

  • Pass på å gjøre løsningene lett og enkelt å ikke skape makt avmaktsfølelse hos folk



Et grønnere samfunn med IT er mulig. Noe med IT er i høyeste grad miljøvennlig - noe som ikke kan sies om all ny teknologi som er blitt innført opp gjennom tidene. Vi sparer mye papir, mye postutgifter med IT. Bruk av konferanseutstyr med video, lyd, og presentasjon reduserer de fysiske transportbehovet. Bruk av hjemmekontor under korona har vist seg å være en effektiv og miljøvennlig arbeidsmåte.


Men IT, typisk prosessering av informasjon på serverne, krever også mye energi. Vi må derfor satse på energivennlig programvare som kan minimalisere ressursbruk i beregninger og frakting av data. Gjenbruk og deling av dokumenter i stedet for at kopier sendes på mail og spres til hver bruker, er også en god IT strategi for å redusere energiforbruket. Bruk av terminalservere, det vil si sentrale kraftige servere gjør også at man slipper å installere programvare på klient PC’er og dermed reduserer behovet for å ha super moderne og kraftige PC-er. Med slike servere trenger man ikke skifte, men fortsatt bruke eller gjenbruke eldre klienter eller PC’er.


Regjeringens eneste mål med IT er effektivitet og produktivitet! Høyre-regjeringen har ingen seriøs IT- strategi, ingen målsetning med å oppnå økt demokratisering av samfunnet og en grønnere verden med IT! Det eneste regjeringen snakker om, er «digitalisering av offentlig sektor som skal gi en mer effektiv ressursbruk i offentlige virksomheter og legge til rette for produktivitetsøkning i samfunnet». 


For oss sosialister, skal digitalisering være til for mer: for å gi folk kunnskap, øke folks muligheter, utjevne forskjeller og sikre demokratisk deltagelse. Om produktivitet og effektivitet kommer i kjølvannet av det, sier vi ja takk til det også, forutsatt at frigjort tid går til meningsfull og skapende aktivitet og saktere tempo i arbeidsplassen - ikke til enda mer arbeid. Målet med IT for oss  sosialister kan ikke være økt produktivitet i seg selv, uansett!



søndag 11. oktober 2020

Bu hafta Oslo'da korona vakaları hala çok yüksek. Norvec Baris Ödülü'nün sahibiyse Birleşmiş Milletler Gıda Programı oldu.


Haftanın  en üzücü haberlerinden biri, Oslo Alnabru‘daki Coop-Obs marketinde yapılan büyük bir hataydı. Marketin girişindeki dezenfektan kabına yanlışlıkla, tıkanan boruları açmakta kullanılan kuvvetli bir kimyasal sıvı doldurulmuştu! Olay anlaşılana kadar, iki müşteri ve iki çalışan ellerini bu sıvıyla temizlemeye çalışmıştı bile.

Norveç genelinde korona tedbirleri gevşetirliyor ancak Oslo'da değil. Çünkü Oslo'da korona sayısı hala yüksek. Yapılan bir araştırmaya göre, Norvec'te korona tedbirlerinden en az yakınan vatandaşlar da Oslo'da yaşayanlar. Oslo’da yaşayan her dört kişiden üçü, alınan tedbirlerin gerekli olduğunu düşünüyor.

Norvec'te verilen yılın Nobel Barış Ödülü'nün sahibi, Birleşmiş Milletler Gıda Programı oldu. Bunda da kuşkusuz korona epidemisinin önemli bir rolü oldu. Çünkü bu epidemi ile birlikte zaten gıda maddeleri yetersizliği olan ülkelerde, açlık tehlikesi daha da fazla ortaya çıktı.

Koronayla ilgili bunun gibi güncel konularla bu akşam, 11 Ekim, Norveç saatiyle saat 22, Türkiye saatiyle 23’de yine Radio inter fm 105.8 de beraberiz. Radyoyu internet üzerinden, http://interfm.no/nettradio/nettradio/ adresinden dinleyebilirsiniz.

Programdan sonra konuşmanın metnini aşağıda bulabilirsiniz.


(En oppsummering på siste ukens hendelser knyttet til korona, helse- og økonomikrisen i Norge og i Oslo - på mitt morsmål, tyrkisk.)


Haftanın belki de en üzücü haberlerinden biri, Oslo Alnabru’daki Coop-Obs marketinde yapılan büyük bir hataydı. Bu markette, girişte bulundurulan dezenfektan kabına yanlışlıkla, tıkanan boruları açmakta kullanılan kuvvetli bir kimyasal sıvı doldurulmuştu. Olay anlaşılana kadar, iki müşteri ve iki çalışan ellerini bu sıvıyla temizlemeye çalışmıştı maalesef. Bu kişiler alelacele acile getirildi. Muhtemelen kalıcı bir hasar olmayacak. Mağaza şefi, hatayı yapan çalışanların çok üzgün olduğunu söylüyor.


Oslo

Norveç genelinde korona tedbirleri gevşetiliyor, ancak Oslo’da değil. Çünkü Oslo’da korona sayısı hala yüksek. Örneğin geçtiğimiz Perşembe günü yeni vaka sayısı bir önceki günün iki katı, 80 idi. Halk sağlığı enstitüsü bugün, yani 11 Ekim gününde Oslo’da 148 ila 600 kişinin hastalığı yayma kapasitesinde olduğunu tahmin ediyor.


Oslo’da korona vakalarında 32. haftadan itibaren büyük bir yükseliş oldu. 1 Eylül’den itibaren 1127 kişide korona görüldü. Şu an itibarıyla Oslo, Norveç’teki yeni vakaların yüzde kırkının olduğu yer. Öte yandan son iki haftada yeni vaka sayısı sabitlendi: Bir önceki hafta sayı 290 yediydi, ondan önceki haftada 310. 


Osloda şu an itibari ile özel olaylara bağlı olmayan, genel bir epidemi görünümü var. Ağustos’tan beri en çok vaka görülen yerler Gamle Oslo, Alna, Grünerløkka ve Frogner. Korona görülenlerin %60’ı 20 ila 39 yaş arasında. Yaşlılarla risk grubu içinde olanlarda bulaşma oranı düşük. Bu yüzden de hastanede yatanların sayısı düşük. Norveç’te son haftalarda korona görülen kişilerin %13,6’sı bunu nereden kaptığını bilmiyor.


Oslo’da vaka sayısı artıyor ancak hastaneye yatan kişi sayısında artış olmuyor. Halk Sağlığı Enstitüsü’nün tahminlerine göre, Norveç’te ölüm oranı %0,31 yani 1000’de 31. Bunun nedeni, yaşlıların fazla korona olmaması. Geçen hafta 296 yeni vakadan sadece ikisi 80 yaşının üzerindeydi. Bu da epideminin ilk haftalarındaki tablodan çok farklı bir tablo. Aynı zamanda tedavi yöntemlerinde de ilerleme kaydedildiğinden, hastalanan yaşlıların hastaneye yatırılma oranı tahmini olarak %27’den %22,3’e indirildi. 


Ancak yaşlılardaki bu düşük oranın bir bedeli de var. Yaşlılar izole olmaktan, hayatta tat alacak faaliyetlerden uzak kalmaktan yakınıyorlar. Örneğin yaşlılar evindeki bir yaşlı, “filarmoni konserlerine gitmeyi, her Perşembe günü emekliler Üniversitesi’ndeki aranjmanlara katılmayı özlüyorum. Derslerden sonra şehre gider hep birlikte yemek yer, eğlenirdik. Hayatımdaki bu günlük faaliyetlerı özlüyorum,“ diyor



Oslo’da okullar açıldığından beri tüm bölgelerde koronada artış oldu. Sonbahar tatiline kadar olan sürede, Oslo’daki öğrenciler toplam 13.000 okul gününden mahrum kalıp, karantina yüzünden evde eğitim görmek zorunda kaldılar. Oslo’da koronadan en çok etkilenen bölgeler Stovner, Grorud, Bjerke ve Gamle Oslo oldu.


Dolayısıyla Oslo’da tüm önlemler devam ediyor. Oslo’da geçtiğimiz hafta, kuralları ihlal eden 168 vaka kaydedildi. Bunlardan 84’ü karantina ve izolasyon kurallarına uymamak ile ilgili. Polis uygulanan cezaların 5000 ila 22.000 kron arasında değiştiğini söyledi.


Yapılan bir araştırmaya göre, korona tedbirlerinden en az yakınan vatandaşlar Oslo’da yaşayanlar. Oslo’da yaşayan her dört kişiden üçü, alınan tedbirlerin yerinde olduğunu düşünüyor. Oslo yerel yönetimi başkanı Raymond Johansen, Halloween, Noel ve yılbaşı eğlenceleri gibi tüm eğlencelerin ertelemeye hazır olunmasını istedi. 


Şu an Osloda geçerli olan kurallar şunlar:

  • özel toplantılarda maksimum on kişi bir araya gelinebiliyor

  • toplu taşımacılıkta bir metrelik mesafenin sağlanamadığı durumlarda maske takmak zorunlu

  • Sabit oturma yerlerinin olmadığı kapalı mekanlardaki aranjmanlara maksimum 50 kişi katılabiliyor

  • restoran ve barlarda tüm misafirlerin kaydedilebileceğı sistemler olmak zorunda

  • tüm işverenler çalışanlarının mümkün olduğunca evden çalışmasını sağlamak zorunda

  • Mümkün olduğunca toplu taşımacılığın kullanılmaması gerekiyor

  • Içki satışının gece saat 12:00’de durdurulması gerekiyor


Oslo da test için zaman alıp, gelmeyenler büyük bir problem oluşturuyor. 24 Ağustos’la 1 Ekim arasında tam 4461 kişi aldıkları test randevusuna gelmediler.


Bu hafta grip aşısı eczane ve doktorlara dağıtıldı. 23.000’den fazla kişi eczanede aşı oldu bile. Aşı olanların çoğu 65 yaş üstü. Hamilelerde de aşı olanlar var. Eczaneler, çoğu gelen kişiyi aşı yapmadıklarını, öncelikli grupları onlara anlattıklarını söylüyorlar. Bunu anlayan kişiler de 1 Aralık’tan sonra aşı olmak üzere bekliyorlar. Şu aşamada sadece risk grubunda olanlara grip aşısı yapılıyor.



Norveç’te diğer bölgelerde durum

Bergen’de Cuma’dan Cumartesi’ye 21 yeni vaka görüldü. Bu kişilerin hepsi 18 ila 33 yaş arasında.


Trysil ev hizmetlerinde (“hjemmetjeneste”) çalışan 150 kişi karantinaya alındı. Hizmetleri kullanan iki yaşlı da ne yazık ki hayatını kaybetti. Dokuz çalışanda, dört yaşlıda korona görüldü


Color Line gemisi Color Magic’le, 30 Eylül günü seyahat eden yolcular, sonradan yolculardan birinde korona görülmesi sebebiyle, bir uyarı mesajı aldılar.




Trump

Trump hastalanana kadar covid 19 virüsünün tehlikesiz bir virüs olduğunu söylüyordu. Oysa Amerika’da 210.000 kişi hayatını kaybetti. Trump‘ın kendisi de korona olunca bu tutumunun değişeceği sanılıyorduö ancak üç gün hastanede kaldıktan sonra Trump’ın Amerikalılara mesajı, “Virüsün hayatınızı kontrol etmesine izin vermeyin!“ oldu! Trump’ın bu tutumuyla seçimi kaybetmesi bekleniyor.


Doktorlar Trump’ın seçim kampanyasına devam edip etmemesi konusunda farklı görüşlere sahipç Doktorlar, hastalıktan sonra vücudun bağışıklığının düştüğünü, dolayısıyla bu dönemde bol bol dinlenip bol sıvı tüketmek gerektiğini söylüyorlar. Özellikle Trump gibi yaşlıların, hastalıktan sonra dinlenmeleri gerektiğini, yoksa hastalığın yeni bir tekrar yapabileceğini söylüyorlar. Oysa Trump pazartesi günü Florida’da bir seçim kampanyasına katılmayı planlıyor!



Dünyada salgın

Polonya’da bir gün içerisinde 5300 yeni vaka ve 53 ölüm olayı kaydedildi. Polonya’da şu ana kadar 4.02.1970 kişi koronadan hayatını kaybetti ve toplam 121.000 kişi de hastalık görüldü.


Birleşmiş milletler raporuna göre korona epidemisi sırasında, kadınlara yönelik şiddette artış oldu. Kız çocuklarının çoğu okuldan uzak kaldı. İstenmeyen hamilelikler ve doğum esnasındaki ölümlerde artış oldu.

Norveç'ten diğer haberler

Yılın Nobel Barış Ödülü’nün sahibi, Birleşmiş Milletler Gıda Programı oldu. Bunda da kuşkusuz korona epidemisinin önemli bir rolü oldu. Çünkü bu epidemi ile birlikte zaten gıda malzemesi yetersizliği olan ülkelerde, açlık tehlikesi daha da ortaya çıktı.


25 Eylül‘de nefes darlığı sebebiyle hastaneye kaldırılan Kral Harald’ın korona olmadığı kısa zamanda anlaşıldı, ancak kendisi bir kalp ameliyatı geçirdi. Durumunun şu an iyi olduğu belirtiliyor.


Bu hafta da koruma görevlileri (“vektere”) grevdeler. Bu sebeple örneğin Oslo Otobüs Terminali akşam sekizde kapanıyor. Trondheim’daki bir korona test istasyonu, açık olduğu saatleri koruma konusunda zorlanıyor.


Sonbahar tatili boyunca yani 40. ve 41. haftalarda, Kristiansand Hayvanat Bahçesi ziyaret rekoru kırdı.


Uçak seyahatlerinin düşüklüğü devam ediyor. Geçen sene Eylül ayına göre bu sene Oslo Havaalanın’dan seyahat edenlerin sayısı %70 daha az. En yüksek düşüşö yurtdışı seyahatlerde yaşanıyor. Yurtdışı seyahatlerde geçen seneye göre %91 oranında azalma var.


Gelecek yılın devlet bütçesi de bu hafta açıklandı. Toplam 25 milyar kron, koronayla ilgili harcamalara ayrıldı. Bir takım kriz paketleri de var ancak bunun içinde hangi paketlerin olduğu açıklanmadı. Tabii ki büyük ölçüde bir miktar sağlıkla ilgili kullanılmak üzere ayrıldı. Bunun yanında seyahat branşına 680 milyon kron, otobüs ve tren şirketlerine 1.9 milyar kron, kültür, gönüllü sektör ve spora 2.6 milyar kron. Ancak tabi bunlardan daha çok, sağlık sektörüne korona ile ilgili harcamalar bütçede yaralıyor: 3.8 milyar aşıyla ilgili harcamalar, hastanelerde ekstra harcamalar için 3.7 milyar ve test istasyonları için 650 milyon kron.


Sol muhalefet olarak özellikle korona bütçesini değil genel olarak bütçeyi eleştiriyoruz. Oslo ve Norveç’te zenginlerle yoksullar arasındaki gelir farkı gitgide artarken, hükümet buna en zenginlerin ödediği gelir vergisini ve diğer vergileri azaltarak cevap veriyor! En zenginlerden alınan vergilerde 2 milyar kron düşüş olacak, yani en zenginler 2 milyar kron devlet kasasına vermeyecek. Norveç’in en zengin %1’i kazandıkları her kron başına senden benden daha az vergi ödeyecek. Biz de bunu adaletsiz buluyoruz. Üstelik hükümetin kendisinin ısmarladığı bir rapor, sermaye vergisini arttırmanın daha çok iş alanı yarattığını göstermesine rağmen!


Frp dehükümetin bu bütçesini desteklemek için pek çok koşul öne sürüyor. Gelişmekte olan ülkelere yapılan yardımın azaltılmasını, Norveç’e daha az mülteci alınmasını koşul olarak koyuyor. Sağcı hükümetin Frp’ye gebeliği her zamanki gibi olumsuz sonuç veriyor.



Dünyadan diğer haberler

Yeni yayınlanan bir rapora göre, korona epidemisi, milyonlarca insanı yoksulluğa iterken, dünyanın süper zenginlerini daha da zengin yaptı.


Latviya, Kıbrıs ve Lihtenştayn Avrupa’daki son üç sarı ülkeydi, şimdi bunlar da kırmızı oldu. Danimarka’da tüm restoran, cafe ve publar saat 10:00’da kapanıyor. Aalborg’daki tanınmış eğlence caddesi Bakire Ane Gade Caddesi’nden geçmeye izin var, ama caddede durmaya izin yok! 


Finlandiya’da durum Norveç'ten biraz daha iyi. İsveç’te sayı yine artıyor. Şu anda Danimarka, Kuzey ülkeleri arasında en yüksek oranda korona görülen yer: Finlandiya’da her 100.000 kişiden 24, Norveç’te 28,2, İsveç’te 57,6 ve Danimarka’da ise 128,4 kişide korona görülmekte.


Öte yandan dünya devlet adamları arasında en dikkatli davrananın Putin olduğu söyleniyor. Epideminin başlamasından bu yana, 67 yaşındaki Putin hemen hemen izolasyona girdi gibi bir şey. Toplantılara sadece video aracılığıyla katılıyor. Hem kendi evinde, hem de Kremlin’de onu görmeye gelenler, geçtikleri tünelde dezenfektanla duş yapılıyor. Putin’i görmeye geleceklerin iki hafta önceden karantinaya girmesi gerekiyor.


Dünyada koronadan etkilenen en çok etkilenen ilk beş ülke, sırasıyla Amerika Birleşik Devletleri, Brezilya, Hindistan, Meksika ve İngiltere. Rusya 12. sırada geliyor. Paris’te tüm barlar iki hafta süreyle kapanacak.


Bu arada internette korona konusunda aşırı sayıda yanlış yalan ve özellikle saptırıcı haberler dolu olduğunu da belirtelim. Bu haberlere karşı dikkatli olalım, nereden geldiğini iyice sorgulayalım.


Korona hepimizin hayatını psikolojik olarak olumsuz yönde etkiliyor. Tüm bunların bir gün geçeceğini düşünüp, elimizden gelen önlemleri almaktan başka bir şey yapamıyoruz.


Son olarak, bugün Dünya Kız Çocukları Günü ve bu sebeple Facebook’ta gördüğüm bir yazıyı alıntılamak istiyorumççç

 

Hani doğduğunda evlattan kabul edilmeyen , erkek doğuramadığı icin annesinin karalar bağlayıp babasının boynu eğik gezdiği, erken yasta okuldan alınıp ev işlerine koşulan kız çocuklarının günü. Çocuk yasta "babasının rızasıyla" başlık parası adıyla satılan, 14 - 15 yaşında anne olan kiz çocuklarının günü.Doğduğu andan itibaran dayağa, siddete, tacize hak görülen kız çocuklarının günü…


Öte yandan barbi bebeklerin dünyasında gerçek hayattan bihaber prenses gibi yetiştirilen, dünyasında süslenmekten başka bir şey olmayan , dış görünüşün tek değer olarak empoze edildiği şımarık kız çocuklarının günü…

Iki kız çocuk annesi olarak diyorum ki lütfen cocuklarımızı aşırı uçlarda yetistirmeyelim, dengeyi bulalım!

🌺 ve...hadi diyorum

Daha doğmadan başlayan cinsiyet ayrımcılığına karşı,

Kız çocuklarının EĞITIM hakkı için

Çocuk yaşta evlilikler olmasın diye

Daha eşit bir dünya için

Kız çocuklar mutfağa değil, oyuna

Kız çocuklar düğüne değil, okula

Kız çocuklar tarlaya değil, kütüphaneye

Unutmayalım ki iyi yetişmiş bir kız çocuğu, mutlu bir kadın, iyi bir anne olacaktır. Toplumun refahı, huzuru, zenginleşmesi için;

Kız çocuklarına yönelik hak ihlalleri artık son bulsun 🙏💗

Dünya Kız Çocuk Günü Kutlu Olsun 👩‍👧💗👭




Kaynak: 

5-11 Ekim 2020 Aftenposten gazetesi.

FHI sitesi, www.fhi.no






lørdag 10. oktober 2020

Etablerertjenesten arrangerer startup program i Viken / Viken’de iş kurmayı düşünenler için girişimcilik programı


«
Etablerertjenesten» arrangerer startup program for de som ønsker å etablere sin egen bedrift. Programmet er på engelsk. Første mann til mølla!

 «Etablerertjenesten» Viken’de (Akershus, Buskerud ve Østfold)  yaşayan yabancı kökenli girişimcilere yönelik bir eğitim ve bilgilendirme programı düzenliyor. Program İngilizce. 15 kişilik programa ilk başvuran kazanıyor! Öğretim üyelerinden biri, birkaç yıl önce Oslo'da yaşayan Türkler için hazırlanan başlangıç kurslarının düzenlenmesinde rol alan Paul Bø.

Başvuru için:

http://www.businesscompass.no/?fbclid=IwAR0Qt5Ck_bkWCn_S5rMl7nCDXbFubbIK7vDL-33vSKnQfpvYTDaX_h8b1dM

Gi folk tryggheten tilbake i ordningen med arbeidsavklaringspenger!


  1. Fra 2018 innførte regjeringen en rekke innstramminger i ordningen med arbeidsavklaringspenger (AAP). Innstrammingene har ført til at mennesker som er syke mister inntekt og blir gående uten økonomisk trygghet. 

Flere har fått det vanskeligere økonomisk. Vi må gi folk tryggheten tilbake!

Les SVs forslag i Stortinget om å gi folk tryggheten tilbake i ordningen med arbeidsavklaringspenger: 


https://ra.essens.no/queryservices-ng/redirect?udid=MA-S2-1602252855-UVAY89Q&cid=1885&qid=1602320235_26khbD&aid=510&rankd=1


søndag 4. oktober 2020

Trump koronaya yakalanıyor... Oslo’da önlemler sıkılaşıyor... Korona cephesinde başka neler oluyor?

Haftanın dünyadaki en önemli gelişmelerinden biri, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Trump’ın koronaya yakalanmas
ıydıOslo ve Norveç açısından da en önemli gelişme, Oslo‘da korona önlemlerinın arttırılması oldu. Oslo Belediye Yerel Yönetimi Başkanı Raymond Johansen, hafta başında, Osloda artık toplu taşıma araçlarında maske kullanılmasının zorunlu olduğunu duyurdu. EMA (European Medicines Agency), Avrupa’da, Astra Zeneca’nın ürettiği aşıyı onaylama sürecine başladı.

Koronayla ilgili bu ve bunun gibi güncel konularla bu akşam, 4 Ekim, Norveç saatiyle saat 22, Türkiye saatiyle 23’de yine Radio inter fm 105.8 de beraberiz. Radyoyu internet üzerinden, http://interfm.no/nettradio/nettradio/ adresinden dinleyebilirsiniz.
Programdan sonra konuşmanın metnini aşağıda bulabilirsiniz.
(En oppsummering på siste ukens hendelser knyttet til korona, helse- og økonomikrisen i Norge og i Oslo - på mitt morsmål, tyrkisk.)


Sevgili Radyo İnter FM dinleyicileri,


Bu hafta da Norveç’te ve dünyada korona haberleri ile karşınızdayız. Haftanın dünyadaki en önemli gelişmelerinden biri, Amerika Birleşik Devletleri başkanı Trump’ın koronaya yakalanmasıydı. Koronayı fazla ciddiye almayan davranışlarıyla tanıdığımız Trump’ın kendisinin de koronaya yakalanması trajikomik bir durum aslında. Bir de tuhaf bir durum var: Eğer Trump hastalığı kolayca atlatırsa, bu durum, hastalığın pek de ciddi bir şey olmadığını, maske takmanın korkaklık olduğunu söyleyen söylemlerini desteklemiş olacak; öte yandan eğer hastalığı kolayca atlatamazsa, hem kendine, hem de Amerikan halkına yazık olmuş olacak. Yani her iki durum da aslında şansız bir durum. Üstelik seçimler de var. Bakalım önümüzdeki günler neler gösterecek!


Bu hafta Oslo ve Norveç açısından en önemli gelişmeyse, Oslo‘daki önlemlerin arttırılması oldu. Artık, toplu taşıma araçlarında maske kullanılması zorunlu.



Sağlık Bakanı ile söyleşi

Haberlerin ayrıntılarına ve diğer haberlere geçmeden önce, Radyo Inter FM olarak bu hafta önemli bir toplantıya katıldığımızı anlatalım izleyicilere. Geçtiğimiz Pazartesi günü, Caritas adlı bir sivil toplum kurumu aracılığıyla düzenlenen bir basın toplantısında, Sağlık Bakanı Bent Høie ile görüştük. Diğer bir takım göçmen medya kuruluşuyla bir arada düzenlediğimiz bu toplantıda, bakana doğrudan sorular sorma, öneriler getirme imkanımız oldu.


Değişik dillerde yayın yapan gazete ve radyoların, sürekli olarak halkı bilgilendirme işlevi gördüklerini, bu işlevin özellikle korona döneminde son derece önemli bir hal aldığını hatırlattık. Her hafta yaptığımız korona programlarının ilgiyle izlendiğini dile getirdik. Kendisine, hükümetin bu bilgilendirme çabalarını ekonomik olarak destekleyip desteklemeyeceğini sorduk. O da önümüzdeki yılın devlet bütçesinde buna para ayrıldığını dile getirdi. Umarız bundan radyomuz da faydalanır. Yaptığımız bu tür programlar başka dillerde de yapılabilir.


Kendisine ayrıca, yabancı kökenli Norveçlilere özel bir mesajı olup olmadığını sorduk. Herkese olduğu gibi, bizlere de elleri temiz tutma, hastalanınca evde kalma ve 1 metre mesafeye dikkat etme önerisinde bulundu. Ancak buna ek olarak, epideminin yayılmasını önlemede karşılıklı güvenin çok önemli olduğunu, koronaya yakalanmışsak veya koronalı biriyle yakın bir ortamda bulunup karantinaya girmek zorunda kalmışsak, bunlardan utanmamak gerektiğini, açık sözlü olmak gerektiğini söyledi. Norveç’in bulaşıcı hastalıklarla her zaman bu şekilde mücadele ettiğini ve bunda da başarılı olduğunu hatırlattı.



Trump da korona oldu

Geçtiğimiz Cuma günü, Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Trump’ta korona görüldüğü duyuruldu. Kısa bir süre sonra da Trump, birkaç gün gözlem altında tutulmak üzere bir askeri hastaneye yatırıldı. Aslında yatırıldı demek pek doğru olmuyor, çünkü Trump hastaneden de görevine devam edecek. Trump‘ın etrafındaki çalışanları arasında da 13 kişi de korona görüldü.


Trump, henüz piyasaya sürülmemiş, deneme aşamasında olunan bir ilaçla tedavi görüyor. Trump’tan başka 275 hasta daha bu ilaçla tedavi görmüş. İlacın, virüsün etkisini azalttığı, iyileşme süresini kısalttığı söyleniyor. Oslo Üniversite Hastanesi imunologlarından araştırma görevlisi Fridtjof Lund-Johansen da bunu onaylıyor, kendisinin de hasta olsa bu ilacı kullanmakta tereddüt etmeyeceğini söylüyor. İlacın hazırlanmasının güç olduğunu, bu yüzden de pahalı olduğu belirtiliyor.


Trump’ın bu durumunun, seçim mücadelesini ve seçim sonuçlarını nasıl etkileyeceği tahmin edilemiyor.


Trump’dan başka korona virüsüne yakalanan diğer devlet büyüklerini hatırlayacak olursak, bunlar: Monako Prensi Albert, İngiltere başbakanı Boris Johnsen, Rusya başbakanı Mikail Misjustin, Brezilya Devlet Başkanı Jair Bolsonaro ve Beyaz Rusya devlet başkanı Aleksandr Lukaşenko.



Sayılar

Osloda vaka sayısı değişkenlik göstermeye devam ediyor. Örneğin Salı günü yeni vaka sayısı 33 iken, Cuma günü 41 yeni korona vakası görüldü. Son iki haftada toplam korona vakası sayısı 597 oldu. Şu an St. Hanshaugen ve Stovner, en çok korona görülen bölgeler. Oslod’da son 10 gündür, günlük yeni vaka sayısı 20 ila 60 arasında değişiyor.


Öte yandan, örneğin 30 Eylül günü Oslo’daki yeni vaka sayısı 38 iken, tüm Norveç’teki yeni vaka sayısı 100 idi. Yani Oslo, Norveç’in korona epidemisinin merkezi olmaya devam ediyor. Hastanede yatanların sayısıysa, neyse ki düşük olmaya devam ediyor. Koronaya yakalananların çoğunluğu 20 ile 39 yaş arasında.


Oslo’da 10 demanslı yaşlının yaşadığı bir belediye konutunda, çalışan kişilerden birinde ortaya çıkan korona yüzünden, korona diğer yaşlılara ve çalışanlara da bulaştı. Şu an 7 yaşlı ve 3 çalışan, korona olmuş durumda.


Geçtiğimiz pazartesi günü, Oslo’daki, Rikshospitalet’de (Devlet Hastanesi’nde), Bebek Yoğun Bakım Bölümü’ndeki iki çalışanda korona görülünce, üç bebek izole edildi, 25 kişi de karantinaya alındı. İzole edilen üç bebekte virüs görülmedi. Ullevål Hastanesi Bebek Yoğun Bakım Bölümü de, gerektiğinde Devlet Hastanesi’nden hasta transfer edebilmek için kapasitesini arttırdı.


Arendal’da, şu an itibariyle 50 kişide korona var ve 450 kişi de karantinada.


Bergen’de geçtiğimiz Salı gününden itibaren önlemler hafifletildi.


Değişik belediyelerde (fylke) geçerli olan korona kuralları için: https://www.nrk.no/osloogviken/dette-er-de-nye-koronareglene-for-rundt-1_3-millioner-nordmenn-1.15183422



Oslo ve Norveç’ten diğer haberler

Geçtiğimiz hafta Norveç’te yeni parlamento yılı başladı. Meclisin açılışına, rahatsızlığı dolayısıyla Kral Harald’ın kendisi katılamadı. Dolayısıyla meclisi oğlu, prens Haakon açtı. Prens Haakon konuşmasında, bu seneye korona virüsünün damgasını vurduğunu belirtti. Virüsle mücadelede katkıda bulunan herkese, sağlık çalışanlarına, öğretmenlere, belediyelere, temizlik işçilerine, marketlerde çalışanlara ve nihayet işlerini evden yapan herkese teşekkür etti. O da en önemli üç şeyden bahsetti, herkese bunu önerdi:


  • Ellerinizi yıkamayı unutmayın

  • Hastalanırsanız evde kalın

  • 1 metre mesafeyi unutmayın, dedi.


Öte yandan Oslo’da, korona önlemleriyle ilgili tepkiler de oluşuyor. Bunları özellikle sosyal medyada görebiliyoruz. Örneğin, “Norveç ekonomisi 267 kişi öldü diye mahvedildi,” diyenler var. “Ölenlerin sayısında niye artış yok? Hastaneye yatırılanların sayısı neden azalıyor? Korona ya yakanların yüzde kaçı az aslında hastalanıyor?“ gibi şüpheci yaklaşımlar oluyor. Oslo Belediye Yerel Yönetimi Başkanı Raymond Johansen da bu yüzden, Sağlık Bakanı‘nın hangi önerilerini Oslo’da hayata geçireceği konusunda çok dikkatli davrandı. Önlemlerin gereğinden fazla sıkılaştırıldığında, halkın tepkisinin artması ve kurallara uymaması riskine karşı zorunlu oranda önlem almaya dikkat etti.


Oslo Belediyesi de halkın şüpheci yaklaşımlarına yanıt verebilmek için Facebook’ta aktif bir şekilde tartışmalara katılıyor ve soruları cevaplıyor. Halkın alınan önlemlerden bunalması, önlem almaktan vaz geçmesi ve hatta kurallara iteatsizlik edilmesini engellemeye çalışıyorlar.


Osloda önlemler sıkılaştırılırken, Norveç genelinde bunun tam tersi oluyor: 20 yaş üzeri katılımların olduğu spor konusunda hafifletmeler oluyor; alkol servisi için konulan kısıtlamalar kaldırılıyor; açık havadaki arajmanlarda 600 kişiye kadar izin veriliyor, vs.


Şu anda Osloda geçerli olan önlemleri hatırlatalım:


-toplu taşımacılık araçlarında, yani otobüs tramvay ve trenlerde maske takmak zorunlu


-restoran ve kafelerde, tüm müşterilerin kayıt edilmesi gerekiyor


-evlerde ve özel toplantılarda on kişiden daha çok insan yan yana gelemiyor


-kapalı mekanlarda, herkesin sabit bir koltuğu olmadığı durumlarda, maksimum 50 kişinin bir araya gelebiliyor


28 Eylül’de hayata geçirilen bu kurallar, 14 gün sonra yeniden değerlendirilecek.


Bu arada, dışarıdaki yeme içme mekanlarında müşteriler hakkında kaydedilen bilgiler, başka hiç kimseye verilmeyecek, kampanyalarda vs kullanılmayacak, en geç 14 gün sonra da silinecek. Sadece herhangi bir korona durumu görüldüğünde, diğer müşterilere haber verebilmek amacıyla kullanılacak.



Test

Hızlı testler geliyor! Bu yeni korona testleriyie, sonuç 15 dakika içinde anlaşılıyor. Testi yapmak ta çok basit, insan kendisi yapabiliyor. Bu testlerin önümüzdeki hafta Norveç’e gelmesi bekleniyor. Testler karantina kurallarına değiştirmeyecek. 48 saat arayla iki kez test yapılıp ikisi de negatifse karantinaya girmeye gerek kalmayacak. Ama bu zaten bugün geçerli olan bir kural. Ancak unutmamak lazım ki, yurt dışından geliniyorsa, iki kez negatif cevap alınmış olsa bile yine de 10 gün karantinada kalmak gerekiyor.



Dünyadan örnekler

Danimarka’da geçtiğimiz gün içerisinde 370 yeni vaka görüldü. Toplam korona vaka sayısı 29.010’a ulaştı. 105 kişi hastanede tedavi görüyor. Toplam ölüm sayısı 654.


Meşhur internet şirketi Amazon’da, 20.000 çalışan korona olmuş durumda.


Türkiye’de toplam vaka sayısının nasıl tespit edildiğine dair yapılan değişiklik de konu oldu Norveç basınında.


Aftenposten’daki 2 Ekim tarihli haberde, Türkiye’de artık “koronalı“ kişi yerine, “hasta” kişilerin sayılmaya başlandığı yer aldı. Toplam sayının içinde yer almak için, artık hem testin pozitif çıkması, hem de semptomların görülmesi gerekiyor. Korona testi pozitif olsada bazı kişilerde semptomlar görülmediği için, bu durumda toplam vaka sayısı da düşmüş oluyor. Aftenposten’daki haberde, ana muhalefet partisi CHP’li Murat Emir’in, 10 Eylül‘deki sayılarla ilgili olarak, resmi sayılar 1512 yeni “hasta“ gösterirken, yeni “koronalı“ sayısının 29.377, yani resmi sayının 19 katı olduğunu iddia ettiği belirtiliyor!


Aynı habere göre, Türkiye’de şu ana dek 8195 kişi hayatını kaybetmiş durumda. Bu da 1 milyon kişi de 97 kişi anlamına geliyor. Karşılaştıracak olursak aynı sayı İsrail’de 171, Norveç’te ise 50.



Ekonomik sonuçlar

Geçtiğimiz hafta otobüs şoförlerinin grevi sona erdi. Toplu görüşmelere katılan sendikaların bazısı sonuçtan yeterince memnun kalmamış olsa da, yine de bu eylem işçilerin bir arada durdukları zaman haklarını alabileceklerini gösterdi. Grev 20 Eylül‘de başladı ve 11 gün sürdü. Tüm Norveç’te 8000 otobüs şoförü greve katıldı. Yıllık maaşı 400.000 kron civarında olan şoförler, ayda brüt 1000 kronluk bir artış alacaklar.


Toplu taşımacılık şirketleri zarar etmeye devam ediyor. Bunlardan birisi de Batı Norveç’te (Vestlandet) faaliyet gösteren Skyss firması. Şu ana dek 260 milyon kron kayıpları var.


Devlet sahne sanatları ve müzelere yardım etmeyi sürdürüyor. Bunlara 200 milyon kron yeni ödenek ayrıldı.


Çarşamba akşamı, kültür çevreleri, ekonomik durumlarının zorluğunu ve durumun ciddiyetini göstermek için Deichman kütüphanesi, Opera binası ve yeni Munch müzesini kırmızı ışıklarla ışıklandırdı.



Bu akşamki programımızı iki güzel haberle sonlandıralım: birincisi aşıyla, ikincisi de demokrasi ile ilgili.



Aşı onaylanıyor

Avrupa’da aşının onaylanması sürecine başlandı. Avrupa ilaç yetkili makamı EMA (European Medicines Agency), Astra Zeneca tarafından üretilen aşıyı onaylama sürecine girdi. Sürecin ne kadar zaman alacağını şimdilik bilinmiyor. Astra Zeneca aşıyı Oxford Üniversitesi ile işbirliği halinde geliştirdi.



Çin’de demokratik gelişme

Hatırlayacağınız gibi, Çin’de Wuhan şehrindeki doktor Li Wenliang, koronayı dünyaya duyuran ilk doktor olmuştu. Bu yüzden de, yalan haber yaymak iddiasıyla, Çin’deki resmi makamlarla başı derde girmişti. Bunun gibi durumları engellemek, muhtemel sağlık problemleri ile ilgili uyarıda bulunan kişilerin bundan ötürü negatif sonuçlar yaşamaması için Çin’de yeni bir yasa kabul edildi. Bu da bence Çin’de demokrasi için çok güzel bir gelişme. Yeni yasa dün değil önceki gün uygulamaya geçti. :)



Önümüzdeki hafta “görüşmek” üzere, herkese sağlıklı ve güzel bir hafta diliyorum.